Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere, hangi oranda ve hangi usulle geçeceğini düzenler. Yasal mirasçılık, saklı pay, vasiyetname ve miras sözleşmesi bu alanın temel kurumlarıdır. Ölümden sonra açılacak davaların büyük kısmı hak düşürücü ya da zamanaşımı sürelerine bağlıdır.
Büromuz bu alanda mirasçılık belgesinin çıkarılması, terekenin tespiti, saklı payı zedeleyen kazandırmalara karşı tenkis, mirasbırakanın devirlerine karşı muris muvazaası ve paylı malların taksimi süreçlerinde çalışır. Mirasın reddi ve tereke borçlarına ilişkin kararların süresi içinde alınması, sonraki sorumluluk bakımından belirleyicidir.
Bu alanda büromuzda görülen işler
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması
- Terekenin tespiti ve defter tutulması
- Mirasın reddi ve hükmen reddin ileri sürülmesi
- Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları
- Tenkis davası ile saklı payın korunması
- Vasiyetnamenin açılması, iptali ve yerine getirilmesi
- Miras taksim sözleşmesinin düzenlenmesi
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları
- Denkleştirme ve mirasta iade talepleri
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin işlemlerinin denetimi
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.495 vd.)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu
Bu alanda sık sorulan sorular
Mirasın reddi, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrenme tarihinden başlayarak üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir. Süre geçirildiğinde miras kabul edilmiş sayılır.
Devrin gerçek amacı mirasçıdan mal kaçırmak ise muris muvazaası; saklı payı zedeleyen bir kazandırma ise tenkis gündeme gelir. İki yol farklı koşullara ve sürelere tabidir; dosya buna göre kurulur.
Bu sayfadaki bilgiler, büronun faaliyet gösterdiği alan hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; uzmanlık beyanı, hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her uyuşmazlık kendi belgeleri ve koşulları içinde değerlendirilir.